Gulyabani, ıssız yerlerde — çölde, mezarlıkta, gece yolunda — karşılaşılan tüylü, iri ve ürkütücü varlıktır. Adı Arapça gûl ile Farsça biyâbânî (çöldeki) sözcüklerinin birleşiminden gelir.
Anlatıda asıl işi yolcuyu şaşırtmaktır: sesler çıkarır, tanıdık biri gibi seslenir, yolu kaybettirir. Öldürmekten çok yoldan çıkarır. Bu yüzden ona karşı öğüt hep aynıdır — arkana bakma, sesine cevap verme.
Balbal'da Gulyabani Çölü Yeraltı'nın altıncı katı: ay ışığında kum denizi ve ufukta belirip kaybolan siluetler.
