Bir kurganın — bozkırdaki mezar höyüğünün — yanından geçerseniz, çoğu zaman höyüğün doğusunda bir taş sırası görürsünüz. Boyları yarım metreyle iki metre arasında değişir. Bazıları yalnızca dikilmiş kaba bir taştır; bazılarında bir yüz vardır: badem gözler, bıyık, elde bir kap, kemerde bir bıçak.
Bunlara balbal denir.
Ne oldukları tartışmalı
İki ana görüş var ve ikisi de aynı kanıta bakıyor.
Birincisi: öldürülen düşmanlar. Çin kaynakları Göktürkler için şunu yazıyor: bir adam öldüğünde, hayatında öldürdüğü her düşman için mezarının yanına bir taş dikilir. Taşlar sıra sıra doğuya uzanır. Kimi kurganların yanında yüzlercesi vardır ve bu, ölünün ne kadar büyük bir savaşçı olduğunu söyler. Öbür dünyada bu adamlar ona hizmet edecektir.
İkincisi: atalar. Bazı balballar elinde bir kap tutuyor ve o kap bir sunu kabı. Düşman heykeline sunu kabı verilmez. Bu okumaya göre balbal ölünün kendisidir ya da atasıdır; mezarı bekler ve gelen geçenin saygısını alır.
İkisi birden doğru olabilir. Bin yıla ve Karadeniz'den Moğolistan'a uzanan bir coğrafyaya yayılmış bir gelenekten tek bir anlam çıkarmak zaten şüpheli olurdu.
Neden bu ad bir mahjong oyununda
Cevap tamamen görsel.
Bir balbal sırası nedir? Üzerine işaret kazınmış, yan yana dizilmiş taşlar. Bir mahjong tahtası nedir? Aynı şey.
Oyunun taşları da bu mantıkla çizildi: her taşın yüzünde bir işaret var ve işaretler Türk mitolojisinden geliyor — gök, kayın ve damga takımları, dört unsur, üç iye. Taşı alırken aslında bir sırayı bozuyorsunuz.
Kurgan katı bu manzarayı doğrudan kuruyor: alacakaranlık, yavaşça dönen uzun gölgeler ve taş tıkırtısı. O katın iskeleti de höyük siluetinde.
Nerede görülür
Balballar bugün açık hava müzelerinde ve bulundukları yerde duruyor. Kazakistan, Kırgızistan, Moğolistan ve Güney Sibirya en yoğun bölgeler. Türkiye'de örneği yok — gelenek Anadolu'ya gelmeden önce bırakılmış.
En iyi topluluklar Almatı yakınlarındaki ve Ulaanbaatar çevresindeki alanlarda. Bazıları hâlâ tarlanın ortasında, kimsenin özel olarak korumadığı hâlde dikili duruyor. Bin beş yüz yıldır.
Sözcüğün kendisi
Balbal sözcüğünün kökeni de tartışmalı. Bir görüş onu "baba"ya bağlıyor; başka bir görüş Moğolca barimal (heykel) ile ilişkilendiriyor. Kesin olan şu: sözcük Orhun yazıtlarında geçiyor ve orada dikilen taş anlamında kullanılıyor.
Yani ad, taşın kendisinden değil, dikilme eyleminden geliyor.
